Ayrıntılı Bilgi ve Randevu Hattı : 0541-6239483

Kalın Bağırsak Tümörü / Kanseri

Kalın bağırsak (kolon) tümörü nedir?

Kalın Bağırsak - Kolon Kanseri - TümörüKalın bağırsağın herhangi bir yerinde kitle oluşumuyla kendini gösteren bir hastalıktır. Dünyada en sık görülen tümörlerden biridir. Kalın bağırsaktaki kitlelerin başlıca 3 tip olabilir

  1. Bir kısmı iyi huyludur (polipler, lipomlar, mezenkimal tümörler),
  2. Bir kısmı düşük derecede kötü huylu tümörlerdir ki kötünün iyisi olarak nitelendirebiliriz (stromal tümörler, nöroendokrin tümörler)
  3. Bir kısmı da kötü huyludur (kolon kanseri)

Kalın bağırsak tümörlerinin belirtileri nelerdir?

Maalesef sinsi bir hastalık olduğundan birçok hastada hiçbir belirti vermeyebilir. Bu nedenle aslında hiçbir belirti yokken tarama yapılması, erken evrede yakalamak için şarttır. Belirtilere gelince:

  1. Büyük abdest alışkanlıklarında değişiklik: yıllardır düzenli olan büyük abdest alışkanlığının aniden bozulması araya ishal veya kabızlık ataklarının girmesi tehlike sinyali anlamına gelebilir
  2. Demir eksikliği anemisi: hastada mevcut olan tümör ufak ufak kanamalar ile hastayı kansız bırakabilir. Bu kansızlık da halsizlik, çarpıntı, aşırı üşüme ile kendini belli edebilir. Ufak miktarda olan kanamalar büyük abdestte renk değişikliğine yol açmaz ve uzun süre fark edilmeyebilir
  3. Makattan kanama: özellikle anüs dediğimiz büyük abdestin çıkış yerine yakın yerleşimli kitleler açık kırmızı renkli bir kanama ile kendini belli eder. Hastaların çoğu bu kanamaları basurdan veya çatlaktan kaynaklandığını düşünerek önemsemezler. Maalesef bazı doktorların da bu durumu önemsemeyerek sadece hemoroid kremleri ile geçiştirdiğine şahit olmaktayız. Bu durum da hastalığa teşhis koymayı geciktiren bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.
  4. Karın ağrıları ve kramplar: Özellikle kitlenin bağırsağı tıkamaya başladığı dönemlerde şiddetli kıvrandırır tarzda karın ağrıları ve arkasından ishal ataklarının gelişmesi önemli bir göstergedir.
  5. Kilo kaybı: diyet ve egzersiz yapmadan, istemsiz olarak gelişen kilo kaybı sadece kalın bağırsak kanseri için değil, birçok kanser türü için önemli bir belirti olabilir.

Risk faktörleri nelerdir?

  1. 50 yaş ve üstünde olmak
  2. Ailede kalın bağırsak kanseri bulunması
  3. Kolonda poliplerin varlığı
  4. Ülseratif kolit veya Crohn hastalığı gibi kronik iltihabi bir bağırsak hastalığının bulunması
  5. Hayvansal yağ ve kırmızı etin sık tüketimi,
  6. Liften fakir gıdalarla beslenme,
  7. Obezite

Erken teşhis için ne yapılmalıdır?

Kolon kanserinde erken evrelerde yakalamak çok önemlidir. Bu nedenle henüz belirtiler başlamadan, hiçbir şikayeti olmayan hastada yakalanan tümörlerin tedavisinde %100’e yakın başarılıyız diyebilirim.

Bunun için, hem bay hem bayan 50 yaşından başlamak üzere;

  • Her yıl dışkıda gizli kan tetkiki (T.C. Sağlık Bakanlığı ücretsiz tarama programı başlattı)
  • Her 10 yılda bir rektal muayene ve tam kolonoskopi veya
  • Ailesinde kolon kanseri olan bireylerde tarama testlerine daha erken yaşta başlanmalıdır.

Tedavisi nedir?

Tedavi hastalığın evresine göre değişmekle beraber kitlenin çıkarılması en önemli basamağını teşkil eder. Küçük kitlelerin kolonoskopi ile çıkarılması veya lokal müdahale ile çıkarılması mümkündür. Daha büyük kitleler laparoskopi denilen karna küçük deliklerle girilen yöntemle çıkarılabilir. Daha büyük, çok sayıda veya diğer organlara veya çevreye yayılım gösteren kitleler açık ameliyat ile çıkarılmalıdır. Bazı durumlarda ameliyat öncesi veya sonrası dönemde ışın veya ilaç tedavilerinin eklenmesi gerekli olabilir.

Karına torba açılması (kolostomi veya ileostomi) gerekli midir?

Bunu belirleyen iki faktör vardır.

  1. Tümörün yeri: bu ameliyatta asıl amaç tümörün, çevresindeki lenf bezleriyle beraber iyice temizlenmesidir. Bu esnada büyük abdesti tutmamızı sağlayan kaslar tümör tarafından tutulmuşsa karna torba açılması gerekebilir. Bu torba geçici veya ömür boyu kalıcı olabilir.
  2. Cerrahın eğitimi ve tecrübesi: Özellikle rektum denilen anüse yakın kısımdaki tümörlerin tedavisini bu konuda geniş tecrübesi olmayan cerrahların tek başına bu ameliyatı yapmaları önerilmemektedir. Doç. Dr. Samet Yardımcı gerek yurtdışında MD Anderson Kanser merkezinde çalıştığı esnada, gerek de gastroenteroloji cerrahisi yan dal eğitimi esnasında bu bölge tümörlerinin hem açık hem laparoskopik ameliyatları için özel eğitim almış ve sonrasında Marmara Üniversitesi gibi yılda 600 civarında kalın bağırsak ameliyatı yapılan merkezde uzun yıllar çalışarak bu konunun eğitimini genç meslektaşlarına vermiştir.

Ameliyatsız tedavi mümkün mü?

Anüse yakın yerleşmiş, kalın barsağın en son 15 cm uzunluğundaki kısına rektum adı verilmektedir. İşte bu rektum kısmındaki tümörlerde radyoterapi (ışın tedavisi) ilk tedavi olarak uzun yıllardır kullanılmaktadır. Bir kısım hastada tümör ışın tedavisi sonrası tamamen kaybolmaktadır. Bu tamamen kaybolan hastaların bir kısmını ameliyatsız olarak takip edebilmekteyiz. Ancak bunun çok yeni bir tedavi şekli olduğu, uzun dönemde veya kısa dönemde bu tümörün nüks etme ihtimali olduğu ve hastayı yakın takip gerektirdiğinin altını çizmek zorundayım.

Robotik / laparoskopik / açık ameliyat, hangisi iyi?

Bu tedavinin başarısını başlıca iki faktör ölçer. Biri tümörün temizliği, ikincisi torba açılıp açılmamış olması. Bu iki faktörde de ne laparoskopi ne robot açık ameliyata bir üstünlk kurabilmiş değildir. Ancak laparoskopinin açık ameliyata kıyasla bazı üstünlükleri vardır. Bunlar özetle:

  • ameliyat sonrası daha az ağrı
  • karında neredeyse görünmeyen çok küçük iz
  • daha kolay normal hayata dönme
  • ameliyat sonrası oluşacak fıtık ihtimalinin çok aza inmesi

Bu avantajlar robot ve laparoskopide aynıdır. Robot ile ameliyatlar çok pahalıdır ve laparoskopiye henüz gösterilmiş bir üstünlüğü yoktur. Bu nedene tüm dünyada kolon ve rektum tümörlerinde en sık kullanılan ameliyat tipi laparoskopidir

Ameliyattan sonra beni neler bekliyor?

Kolon ve rektum ameliyatından sonra alınan parça patolojiye gönderilip tümörün iyi huylu mu kötü huylu mu olduğu, ve eğer kötü huylu ise evresi anlaşılır. Kolon tümörü için son zamanlarda çok fazla ilaç keşfedildi. Tedavisinde eskiye nazaran çok başarılı olduğumuzu söylemeliyiz. Karaciğere sıçramış tümörlerde bile çok uzun süreli sağ kalımlar elde edebiliyoruz. Şunu belirtmeliyim 8-10 yıl önce ameliyat ettiğimiz ve hala sağ salim takip ettiğimiz birçok hastamız bulunmaktadır. Doğru yaklaşım hastalığı hafife almayıp, gerekli gayreti ve sabrı gösterip tedavinize uyum sağlamak bu noktada çok önem taşımaktadır. Her ne kadar adı kanser olsa da bu yenilmez olduğu anlamına gelmiyor. Unutmayın ki:

Kaybettiğiniz zaman değil, vazgeçtiğiniz zaman yenilirsiniz.

Doç. Dr. Samet Yardımcı

Obezite ve Metabolik Cerrahi

Gastroenteroloji Cerrahisi

Genel Cerrahi Uzmanı

Uzmanlık Alanları

Obezite Cerrahisi

Metabolik Cerrahi

Gastroenteroloji Cerrahisi

İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları

Kolorektal Cerrahi

Onkolojik Cerrahi

VM Medical Park Pendik

Fevzi Çakmak Mah. D100, Cemal Gürsel Cd. No:9 34899 Pendik / İstanbul
(0216) 275 40 00

 

Ayrıntılı Bilgi ve Randevu Hattı 

0541-623 94 83

Sosyal Medya hesaplarımı takip edin, son gelişmelerden haberdar olun.