Ayrıntılı Bilgi ve Randevu Hattı : 0541-6239483

Dünyada artık obezite ve diyabet ameliyatları birarada anılıyor. Çünkü normal kilodaki kişilerde yapılan teknik olarak obezite ameliyatlarına çok benzer ameliyatların diyabete de çare olduğu görüldü.

Yenibirlik - Sağlığım İçin Herşey - Doç. Dr. Samet Yardımcı

Medical Park Pendik Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Samet Yardımcı, Tip2 diyabetin cerrahi tedavisinin, obezite artı diyabeti olan hastalarda, obezite ameliyatından sonra diyabetin değişik oranlarda geçtiğinin görülmesi ile ortaya çıktığını söyledi. Doç. Dr. Yardımcı,“Hasta daha taburcu edilme-den, yeterli kilo kaybı sağlanmadan önce insülini ve ağızdan ilaç kullanıyorsa ilaçları kesildi. Tıp dünyası bu durumda morbit obez olmayan daha normal kilolardaki insanlara da teknik olarak obezite ameliyatlarına çok benzer ame liyatlar yapılırsa diyabete çare bulunabileceğini gördü” dedi.

İki Ameliyat Arasındaki Fark

Doç. Dr. Yardımcı’nm verdiği bilgiye göre, obezite cerrahisi olarak dünyada ve Türkiye’de en fazla tüp mide ameliyatı (sleeve gastrektomi) uygulanıyor. Tüp mide ameliyatı diyabet üzerinde bypass ameliyatları kadar etkili olmuyor. Obezite için uygulanan Roux n-y Gastric Bypass ise tüp mide yaygınlaş-madan önce en fazla yapılan obezite ameliyatıydı. “Obezite veya diyabet ameliyatlarının ortak mantığı, gıdayla daha çabuk karşılaşmasını sağlayan ince bağırsakların yerini değiştiren veya gıdanın akış yönünü değiştiren ameliyatlar olmasıdır” diyen Doç. Dr. Yardımcı şöyle devam etti: “İnce bağırsak kaynaklı hormonlar kullanılarak kan şekeri kontrolü çok daha kolay sağlanır. Dolayısıyla bu ameliyatlardan sonra diyabet yüzde 80’e varan oranlarda hastanın hayatından çıkar. İnsülin kullanıyorsa insülin kesilir; ağızdan bir diyabet ilacı kullanıyorsa o kesilir. Kan şekeri normalleşir. Geri kalan yüzde 20’de de aslında düzelme olur. İnsülin kesilir ama 1-2 ilaçla devam eder veya kan şekeri kon-trolünü sağlayabilmek için çok daha az ilaçla hasta hayatına devam edebilir. 0 kadar katı diyetler yapması gerekmez.”

Cerrahiye Neye Göre Karar Veriliyor?

Tip2’li hastaya obezite mi yoksa diyabet cerrahisi mi uygulanacağına karar verilirken hastanın beslenme alışkanlıklarının iyi sorgulanması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Yardımcı, “Midesinde veya yemek borusunda herhangi bir hastalık olup olmadığı ve ameliyattan beklentinin öncelikle kilo kaybı mı yoksa diyabeti tedavi etmek mi olduğu iyi sorgulanmalıdır. Örneğin dondurma, çikolata gibi devamlı şekerli şeyler yeme isteği ve abur cubur atıştırma tarzında beslenme alışkanlığı olan bir insana tüp mide ameliyatı yapılırsa daralmış mideden o gıdaları yemeye devam edebileceği için bir işe yarama-yacaktır” dedi.

Ameliyata Hazırlık Süreci

Ameliyat öncesi hazırlık sürecinin tüp mide ve gastrik bypass ameliyat-larında aynı olduğunu belirten Doç. Dr. Yardımcı, hastanın midesinde bir hastalık olup olmadığına, genel kan tablosuna bakmak için ayrıntılı bir check-up yapılması gerektiğine dikkat çekti. “Ameliyattan 3-4 saat sonra hasta ayağa kaldırılıp yürütülür. Hasta ertesi gün su içmeye başlar ve ortalama yatış süresi 3-4 gündür. Hasta kendine yetecek kadar suyu içebilir.

“Cerrahi Sonrası İnsülin Tamamen Kesilir”

“Diyabet ameliyatı olan hastaların çoğunluğunda daha taburcu olurken tedavinin tamamı kesilir. İlk 3 hafta kan şekerinde bazı yükselmeler düşüklükler olabilir. Ama onlara çok fazla müdahale edilmeden dışarıdan gözlemlenir. İnsülin kullanan hastanın ameliyattan sonra insülini tamamen kesilir. Hasta özellikle yemek yedikçe kan şekeri düşer; böyle bir paradoksal durum da vardır. İnce bağırsağı çalıştırdıkça kan şekeri daha normal seviyelere gelir. Ancak bir aym sonunda tamamen ilaçtan kurtulmuş olması umut edilir.”

Kilonun %60’ı Bir Yılda Kaybediliyor

Doç. Dr. Yardımcı, obezite cerrahisinin amacının fazla kiloların %60’ı 1 yıl içinde kaybettirmek olduğunu vurgulayarak, “Ama hastaların büyük çoğunluğu fazla kilosunun tamamını verir. Çünkü hasta obezite cerrahisiyle beraber ciddi bir kilo kaybı sağladıktan sonra daha rahat yürümeye daha rahat uyumaya daha rahat nefes almaya daha rahat egzersiz yapmaya başlar. Her adımında o kadar fazla yükleri taşımak zorunda olmadığı için çok hoşuna gider ve egzersizleri yaptıkça normal kilolara yaklaşır” dedi.