Obezite Cerrahisi İstanbul

    Obezite Cerrahisi İstanbul

    Obezite cerrahisi İstanbul başta olmak üzere tüm Türkiye’de uygulanabilen zayıflama ameliyatlarını kapsamaktadır. Tam teşekküllü hastanelerde uygulanması gereken obezite cerrahisi ameliyatları; belirli bir kilonun üzerinde olan hastalara ve fazla kilonun yanında yandaş hastalığa sahip kişilere “zayıflama” amaçlı önerilmektedir. Kişiyi sağlıklı bir fizyolojiye ulaştırma gayesi taşıyan obezite cerrahisi çeşitli yöntemlerle yapılabilmektedir. Obezite cerrahisi yöntemleri ise hastanın mevcut durumuna, sağlık koşullarına ve doktorun uzmanlığına göre değişebilmektedir. İstanbul’da obezite ve metabolik cerrahi ameliyatlarını gerçekleştiren Doç. Dr. Samet Yardımcı aynı zamanda gastroenteroloji cerrahisi ameliyatlarını da yürütmektedir. Obezite cerrahisi nedir, obezite cerrahisi çeşitleri nelerdir, obezite cerrahisi ile hangi hastalıklardan kurtulabilinir, obezite cerrahisi sonrası nelere dikkat edilmeli gibi soruların yanıtlandığı bu içerikte Obezite Cerrahisine geniş perspektiften bakılmıştır.

    Obezite Cerrahisi Nedir?

    Obezite; aşırı kilolu olmak olarak bilinse de aslında obezite metabolik bir hastalıktır. Zira; metabolik olarak birçok hastalığın oluşmasını da tetikleyebilmektedir. Yüksek tansiyon, kalp-damar tıkanıklıkları, kalp krizi, mide reflüsü, astım, şeker hastalığı, eklem hastalıkları, karaciğer yetmezliği, migren, flebit, polistik over gibi çeşitli hastalıklara sebep olabilen obezite; başta meme olmak üzere kalın bağırsak, özofagus, pankreas, prostat ve rahim kanserlerine de davetiye çıkarabilmektedir.

    “Belirli kriterlere” uygun olan kişiyi “ideal” kilosuna döndürmek için yapılan tüm cerrahi girişimlere obezite cerrahisi denir. Çeşitli tekniklerle yapılan obezite cerrahisi ameliyatları için kuşkusuz ki hastaların ön muayenesi, mevcut bulguları ve genel sağlık durumu baz alınmaktadır.

    Obezite Cerrahisi Çeşitleri Nelerdir?

    Slevee Gastrektomi = Tüp Mide Ameliyatı

    Dünya’da ve Türkiye’de en fazla uygulanan obezite ameliyatı olarak kabul gören tüp mide ameliyatı, slevee gastrektomi olarak da bilinmektedir. Midenin inceltilmesi esasına dayanan tüp mide ameliyatında “az miktarda gıda ile doyma” hedeflenir. Midenin üst kısmı olan fundus bölgesinden salgılanan Ghrelin hormonu, açlık hormonu olarak bilinmektedir. Tüp mide ameliyatında ise bu kısım büyük oranda alındığı için bu ameliyat sonrasında “acıkma” hissi oldukça geç oluşmakta ve iştahta yine gözle görülür kayıplar olmaktadır.

    Mide Kelepçesi = Gastrik Band

    Başarı oranı ve riskleri göz önüne alındığında diğer mide küçültücü operasyonlar daha kabul görmektedir. Mideye “kelepçe yada bant” işlemlerinin yapıldığı mide kelepçesi ameliyatı sonrasında “iştah azalması” gibi bir durum olmayacaktır, bu da ameliyat sonrasındaki başarıyı önemli ölçüde azaltabilmektedir.

    Gastrik plikasyon = Mide Katlanması

    Midenin kendi üzerine katlanarak hacminin küçültülmesi ile yapılan gastrik plikasyon ameliyatı, yine obezite cerrahisi yöntemi olarak zaman zaman kullanılabilmektedir.

    Mide Bypası ( Roux-en Y Gastric Bypass, RNY Gastrik Bypass)

    Midenin bir kahve fincanı boyutuna kadar küçültülmesi esasına dayanan mide bypası, obezite cerrahisi yöntemlerinden birisidir. Belirli bir hacme kadar küçültülen mide, daha sonra ince bağırsaklara bağlanır. Mide hacminin küçülmesiyle birlikte “daha az gıdayla doyma” mümkün olurken ince bağırsaklara bağlanma ile de “gıdalar sindirilmeden” vücuttan uzaklaştırılmış olur. 45 yılı aşkın bir süredir yapılan bu ameliyatta uzun vadede “sonuçlar” oldukça yüz güldürücüdür.

    Mini Mide Bypası ( Mini Gastric Bypass, Tek Anastomozlu Gastrik Bypass, Omega Gastrik Bypass)

    Mide “uzun ince bir” forma tüp mide ameliyatı ile dönüştürülür ve ince bağırsaklar yine midenin bu kısmına bağlanır. Şeker hastalığı gibi önemli bir yandaş hastalığı olan kişilere “şeker hastalığından kurtulma” şansı sunabilen bu ameliyat “şeker hastalığı ameliyatı” olarak da bilinmektedir. Metabolik ve obezite cerrahi alanında en yaygın yapılan ameliyatlardan birisidir.

    Duodenal Switch

    Duodenal Switch yöntemiyle yapılan obezite cerrahisi ameliyatlarında ilk hedef mideyi tüp mide ameliyaıt ile küçültmek ve daha sonra mideden gelen gıdaların direk ince bağırsağın ikinci kısmına (ileuma) iletmektir. Obezite ve diyabetin tedavisinde çok etkili sonuçlar veren Duodenal Switch ameliyatı sonrasında vitamin, mineral ve protein alımını düzenli olarak sağlamak gerekmektedir.

    Obezite Cerrahisi Ameliyatlarının Hastalıklar Üzerindeki Etkisi

    Obezite bilindiği üzere başta yumurtlama problemleri olmak üzere çeşitli kanserlere de davetiye çıkarabilen bir hastalıktır. Tip 2 şeker hastalığı gibi önemli bir hastalığın oluşumunu tetikleyen obezite; mutlaka tedavi edilmesi gereken bir metabolik hastalıktır. İlaçla obezite tedavisine yanıt alınamayan yada belirli bir vücut kitle endeksi üzerinde olan kişilere ise kuşkusuz obezite cerrahisi ameliyatları önerilmektedir. Obezite ve metabolik cerrahi uzmanı Doç. Dr. Samet Yardımcı, obezite cerrahisi İstanbul alanında hizmet vermekte ve aynı zamanda gastroenteroloji alanında cerrahi ameliyatları da gerçekleştirmektedir. Doç. Dr. Samet Yardımcı’ya göre obezite cerrahisi olduktan sonra başta şeker hastalığı olmak üzere rahim, tansiyon gibi diğer hastalıklarda da tam iyileşme yada semptomlarının azaldığını görmek mümkün. Bu nedenle; ideal bir fiziğe kavuşmanın yanı sıra obezite cerrahisi ile var olan sağlık sorunlarının da büyük ölçüde tedavisi mümkün olabilmektedir.

    Obezite Cerrahisi İçin Uygun Kişiler Kimlerdir?

    • Vücut kitle indeksi 40 kg/m2’nin üstünde olan kişiler
    • Belirli bir diyet programına bağlı kalamayanlar
    • Uzun süredir “obez” olan ve insülin gibi metabolik hastalığı olanlar
    • Spor yapmaya engeli ve kronik rahatsızlığa sahip olanlar, obezite cerrahisi için uygun aday olarak değerlendirilebilir.

    Vücut kitle endeksinin 30 kg/m2’nin üzerinde olan hastalar da yine obezite cerrahisine “yandaş hastalığı” var ise kabul edilebilmektedir. Örneğin; şeker, yüksek tansiyon, karaciğer yağlanması vb.

    Hamileler, kanser hastaları yâda kanser tedavisi görenler, yeni ameliyat olmuş kişiler ise obezite cerrahisi için uygun aday olarak değerlendirilmemektedir.

    Obezite Cerrahisi İstanbul | Obezite Cerrahisi Sonrası Riskler Nelerdir?

    Obezite cerrahisi sonrası risk; her ameliyatta olduğu gibi elbette olacaktır. Ancak; obezite cerrahisinin yapılış tekniğine ve hastanın mevcut sağlık durumuna göre riskler, değişkenlik gösterebilmektedir. Obezite ve metabolik cerrahi alanında uzmanlaşan Doç. Dr. Samet Yardımcı genel cerrahi uzmanı olarak gastroenteroloji cerrahisi ameliyatlarını da yürütmektedir. Bu doğrultuda kişinin gastrointestinal rahatsızlıklarının belirlenmesinden sonra Doç. Dr. Samet Yardımcı, kişiye en uygun obezite cerrahisi operasyonunu önerebilecektir.

    WhatsApp chat
    Şimdi Ara!
    Yol Tarifi